ÖZGÜR BEYİN
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.

Sorgulama ile Yargilama Farki

Aşağa gitmek

Sorgulama ile Yargilama Farki Empty Sorgulama ile Yargilama Farki

Mesaj  evrensel-insan Ptsi Mart 14, 2016 2:13 am

Sorgulama da yargilama da insanoglunun eylemleridir.

Yargilama kisaca bir kavrami ya da degeri sahiplenen kisinin kendisine yoneliktir.

Yargilamada yargilayanin kendidegerleri degerlendirmeleri ile, karsi tarafin deger vbe degerlendirmelerini deger ya da kavram uzerinden degil; direkkisi uzerinden yargilayana gore degerlendirmektir.

Yargilama direk bir kararin sonucudur. "sen soylesin/boylesin- yanlissin/dogrusun-iyi/kotu yaptin- bu kotudur/iyidir v.s.

Buradaki ilk sorun, yargilayanin yargiladiginin kisinin dabranisi degil; direk kendisi olmasidir.

Kisaca yargilama, yargic gibi bir karar mekanizmasinin sadece yargilayanca (yargilananca degil) ortaya konulmasidir.

Dolayisi ile yargi baglayicidir ve gerektiginde de ceza gerektirir.

Tabi burda yargi varsa; bir hakkin bir hukukun bir adaletin bir hakimin bir hukmun de ve de yargilananin savunusunun ve savunucusunun da olmasi gerekir.

Kisaca yargiya ugramis bir kisi sadece savunu yapar. Cunku yargi bir saldiridir. Suclamadir.

Yargidaki karsilikli suclama ise polemic atisma misillemedir.

Sonucta her bir saldiri savunuyu, her bir savunu da saldiriyi icerir. Iste bu da muhakeme ve mahkemedir.

Sorgulama ise cok farkli bir eylemdir. "Ne nedir, ne degildir, neden odur, o degildir, su soyle midir,boylemidir. Soyle olabilir mi, olamazmi?

Neden bunu diyeyim/yapayim ya da demiyeyim yapmiyayim? bu neden nassil ve niye denir/yapilir?,

Kisaca sorgulamas, insanoglunun beynini dusundurmesi ve bu dusunceden ve sorgulamadan bir seyleri ogrenmesi ve degerlendirmesidir.

Sorgulamayi kisi kendi icin yapar. Cunku bir seyi ogrenecektir ya da bir sey hakkinda secim yapacak ya da karar alacaktir.

Felsefedeki sorgulama, her bir sorgulama yapan bireyin bu sorgulamasini sesli yani paylasarak dile getirerek yapmasidir.

Cunku burada elde edilecek olan, ya sorgulamanin isaret ettiginden gelecektir, ya da konu ve de kavram uzerinde paylasilacak dusunce ve bilgiden gelecektir.

Kisiler genelde sorgulama yapmazlar cunku kendi varliklarinin farkinda ve bilincinde degildir, o yuzden tum yaptiklari karsiya yonelik bir yargilamadir ve sorgulama bilincleri olmadigi icin de kendilerine ters gelen bir durumda sorgulama yapani, yargilama yapiyor olarak algilarlar.

Buradaki sorgulama ile diyelim bir kisinin diyelim poliste sorgulanmasi benzesebilir.

Yalniz polis konusunda, kisi muhataptir. Normal sorgulama daise bilgi ve dusunce paylasimi muhataptir.

Sorgulamadaki her turlu yanit almak ve degerlendirmek icin soru sorulmasi felsefenin temeleylemlerinden biridir. Cunku beyin soru sorarsa dusunce ve bilgi uretir. Yanitlar sadece beyinde hazir olani kullanmaktir.

O yuzden diyelim kutsaldegerlerin sorgulanmasi ile yargilanmasi cok farklidir.

Yargilamada yargic ve yukarida sayilanlar gerekir.

Sorgulamada ise amac sorgulanan konukavram ya da degerin; daha acikliga berrakligaanlasilirliga kavusmasi icindir.

Iste kuranin da sorgulanmasi budur. Cunku burda sorgusuz/sualsiz ve kayitsiz sartsiz okunani Kabul ya da okunanas inanc degil; ne okundugunun algilanmasi onemlidir.

Zaten algilanmada bir sorun yok ise, sorgulama direk gerekmez.

Yalniz her bir seyi sorgulayan bun farkinda ve bilincinde ise, bunu daimi olarak yapar.

Cunku amac bu konu ya da kavram ile kisinin kuracagi bagin gerekliligi gereksizligi sahiplenilmesi ya da sadece kullanilip paylasilmasi vede kontrolun kavrama verilmesdi ya da kisinin kendi ustune almasi farkidir.

Sorgulama sadece felsefede degil; bilimde ve insanoglunun her bilgi dalinda o dali yenileyen gelistiren degistiren ilerleten ve cagdaslayandir.

Bu da sorgulayanin kendi bilinci farkindaligi algisi bilgisinin gelismesi degismesi yenilenmesi, ilerlemesi ve cagdaslasmasidir.

Bu temelde en zinde ve saglikli beyin, serbest dusunurlerdedir. Cunku dusuncelerini degerler sinirlamaz. Sorgulama da her bir seyin sorgulanmasidir.

Yani inancsalideolojik izmsel v.s. direk sorgusuz/sualsiz ve kayitsiz/sartsiz Kabul, biat yoktur.

Evrimci ve Devrimci Sorgulama

Sorgulamanin evrimci(bilinc altinin, bilinci zorlamasi) ve devrimci (bilincin, bilinc altini zorlamasi) iliski, bag ve farklarini ortaya koyacagim.

Herseyden once bir dogumun, dunyanin hangi cografya ve toplumunda olursa olsun, o toplumun verdigi tabu ve degerler ile kisinin yetistigini ve buyudugunu hatirlamak gerekir.

Bir kisi, eger kendisine verilen bu deger ve tabularla buyurken, sadece verilenleri uyguluyorsa; mutlu, huzurlu ve rahattir.

Eger bir huzursuzluk, rahatsizlik duymaya baslamissa, bu once bilincalti olarak meydana gelir ve kisiyi huzursuz, mutsuz etmeye baslar. Cun ku kisi bilincalti olarak denilenleri uygulamaktan bir rahatsizlik duymakta, bir terde aklinin be verilenlerin dogruluguna inandirmakta sorun yasamaktadir.

Iste bu yasanan sorun, kisiyi direk olarak uygulamakta olduklarinin tam tersine, karsitinayoneltir ve kisi, inandiklarinin dogrulugunu teyit etmeye, kendini bu dogrulara inandirmaya yonelir. Ya kendi kendini tatmin eder ve tekrar, verilenlerin dogruluguna inanarak huzur bulur, ya da aklini verilen dogrularin tam tersini yapmaya yonelterek, dogruyu yapilanda degil; ona karsi cikmakta, onu red etmekte bulur.

Toplumda bu sekilde bir dusunceye ve davranisa yonelmis kisiler, toplumun gozunde ve algisinda "aksi, isyankar, itirazci, soz dinlemez, yaramaz v.s." temelli toplumun "uygun gidisatina" uymayan kisiler olarak algilanirlar ve toplum genelde bu tip kisilere "suphe, endise v.s." ile bakar. Hatta bu kisiler, ya toplumsal bir sorun olurlar, ya ailelerinden ayrilmak zorunda kalirlar ve de genelde toplum tarafindan distalanirlar.

Burada kisinin, boyle bir yasam ve iliskide nasil bir yol alacagi, tamamen kisinin, bu isi ne yone yonlendirecegi, ya da topluma uyarlayacagi temelinde degisiklik gosterir.

Iste buraya kadar anlatilan kisim, sorgulamanin evrimci kismi ve bilincaltinin bilinci zorlama kismidir.

Devrimci sorgulama ise, basta birey bilinci gerektirir. Yani kisinin, kendi varliginin bilincinde ve farkinda olmasi, kendi kararlarini kendine verildigi gibi degil de, kendi insiyatifi ile almasi ve kendi varligini yasam ve iliskilerinde ortaya dusunce ve davranis olarak koyabilmesi ve bu konuda kararli,azimli davranabilmesidir. Yani toplumsal kisilikten, vatandasliktan ve toplumun bir biri olmaktan kurtulmus bir bilinc ve farkindaliktir.

Iste bu duzeye gelmis bir kisi, verilenlerin, karsitini dusunmek ve uygulamak yerine, verilenlerin ne oldugunu, neden uygulanmasi gerektigini, bunlarin kendisine ne saglayacagini v.s. sorgulamaya baslar.

Iste bu sorgulama, devrimci sorgulamadir. Cunku burada, ne bir bilinc alti rahatsizligi vardir, ne de bir bilincalti zorlamasi. Burada olan, bilincin; kisiyi her yonuyle, ne yapmasi hakkinda verilenleri degil; kendi kararlarini uygulamaya yonlenme vardir. Iste bu yonlenim, ister istemez kisinin her bilincalti uygulamasinda, bunun kendi karari olup olmadigi sorusunu ortaya atacak ve kisiyi sorgulamaya itecektir.

Iste bu noktadan sonra, bilinc; bilincalti bir uygulamayi yerine getirmeden once "bu benim uygulamam mi olacak?" sorusu ile bilincalti uygulamayi uygulamadan once, bilinciyle sorgulayacaktir.

Bu asamanin bir ilerisi, artik uygulama oncesidir. Yani kisi daha uygulama asamasina gelmeden once, tum bilinc altini bilinciyle sorgulayacak ve bilincalti uygulamaya gecmeden, bilinci ile o uygulamayi onceden kendi karari ile kontrol edecek ve yonlendirecektir.

Iste bu asama "bana dogumdan itibaren verilen hersey bir sorun" algisini getirecek ve kisi, bilincaltindaki her verileni bilinci ile sorgulayacaktir.

Bu bilincin bilincaltini sorgulamasinin bitecegi yer,kisiye gore degisir. Ama, genelde biten yer; kisinin aklinin kendini inandirdigi dogrusunu uygulamadaki, sorunsuzlugu, rahatligi ve huzur/mutlulugudur. Bu devam ettikce de, sorgulamaolmayacaktir.

Buradaki en buyuk sorun, kisinin kendisine verilen dogumdan itibaren her degeri sorgulamasi yaninda, kendi sorguladiklarini sorgulamayarak bilincaltina atmasi ve KENDI BILINC ALTINI BILINCSIZ OLARAK KENDI YARATMASIDIR.

Cunku bu asama, kisiyi bencil, ayrimci, egoist, cikarci v.s. kisaca bireyci akilci kilacak ve kendi aklinin inandigi dogrularini sabitliyerek, sahiplenerek sorgulamadan bilincaltina atacak ve bu seferde bu bilinc altinin uygulama emri altina girecektir.

O yuzden bilincin, bilincaltini sorgulamasi ve tekrar bilinc alti sorununu yaratmamasi icin, bu sorgulama sadece verilenler degil; kendi inandigi dogrularinin da sorgulanmasiyla devam ettirilmelidir.

Yani, bilincin onu herhangibir aklin inandigi dogru ile tikanmamali ve sinirlandirilmamalidir.

Bu da zaten, bireyin bilinc olarak surekli suregelen surec icinde bilinclenmesi demektir.

Unutmamak gerekir ki, her mutluluk, huzur v.s. o konudaki sorunlarin, ertelenmesi ve bilincalti yonlendirimine birakilmasi demektir.

Cunku insanoglunun her turlu yapilandirilmisliginin yapi ve isleyisi sorundur.

Bu sorundan da, ancak bu yapilandirilmis yapi ve isleyisin evrensel koken ve temellerine erisilerek ve algilayarak ve de onlarin disina cikarak kurtulunabilir. Cunku, her noktalama, kesinlik, mutlaklik, sahiplik, sabitlik, dogruluk v.s. aklin inancidir ve sorunun ertelendigi ve de bilincaltinin yonetimi ele gecirdigi yerdir.

Burada en onemli yol gosterici, ..e gore konusudur. Yani neye/kime gore sorundur, rahatsizliktir,zarardir?

Iste burada, tum bu yapilandirilmis yapi ve isleyisin bir insanoglu urunu oldugunu algilarsak ve insanoglu disinda bir guc aramaz ve ...e gore belirlemezsek; herseyin ...e goresinin insanoglu turu oldugunu algilariz.

Buradan da sorunun, insanoglu turunun zihniyet olarak insanlasamamasinin sorunu oldugu algilanir.

Iste her birey bilinci almis kisinin,bilincli ve farkinda olarak bilinc altini bilince cikarmasinin altinda yatan neden, insanoglunun yapilandirdigi zihniyetin, insansal/evrensel yonlendirimi, sorgulanmasi ve degisimidir.

Iste bir birey, bilincli ve farkinda olarak, zihniyetini insanlasmaya yonelttigi surece sorunu, rahatsizligi ve zarari algilar ve bilincalti devreye girmeden, bilincli olarak insanlasmaya yonelir.

Bu da zaten bir surekli suregelen bir surectir ve noktalamali, huzur, rahatlik v.s. de sorun da soz konusu degildir. Cunku bilincin duraganligi degil; (mutluluk ya da rahatsizlik), surekliligi ve hareketi soz konusudur.

Yani ne rahatsizliktan yola cikilmistir, ne de rahatliliktan; bilincli ve farkindalikli olarak insanoglunun yapilandirdigi yapi ve isleyisin zihinsel devriminden yola cikilmistir. Iste bu devrimin "oldu" su yoktur, sadece devrimci zihinsellik ile yasam ve iliski surmek vardir.

Ustelik bu yasam ve iliski, kisiyi yonlendiren ve kontrol eden, bilincaltinin degil; aksine, kisinin bilincli ve farkinda olarak kendi kendini kontrol ve yonlendirmesidir. Zihnini insanlastirmaya yonelik.

Iste birey bilincinin, tursel duzeyi ve farkindaligi bu bilinctir.

Sorgulamak ve Sorgulatmak Farki

Hic bir kimsenin, hic bir kimseyi kendi dusuncesi, fikri, gorusu, bakis acisi, ideolojisi, inanci ve inancsizligi, etigi v.s. kisaca kendi kimlik ve kisilik degerleri ile sorgulama hakki yoktur ve bu hak ve ozgurluklere bir mudaheledir.

Eger ortada bir sorgulama olacaksa, kisi bunu once kendi degerleri,verileri, tabulari,ideolojileri ver inanclari, dogrulari icin yapmalidir. Sonucta kisiye hem birey bilincini saglayacak olan, hem de kendini yeniletecek ve ilerletecek olan; kisinin kendisine dogumdan itibaren verilen her turlu degeri, veriyi, tabuyu uygulamak ve/veya karsi cikmak yerine,algilamak, kavramak ve neden savundugunun/karsi ciktiginin bilinc ve farkina varmak adina, once kendisini kendi iradesi ile sorgulamalidir.

Sorgulatmak ise, , bir kisinin baska bir kisiyi kendi kendini sorgulamasina yardimci olmasi ve onu kendine sorgulatmak icin, dusunce ve davranis sunmasidir.

Karsidaki kisiyi, kisinin; kendi inandigi dogrulari ile sorgulamaya yonelmesi, karsidakine bir sey vermedigi gibi; onu her turlu kendi dogrularina yonelik savunmaya ve sana karsi da saldiriya yoneltir.
Bu cesit bir mudahele, kisiyi kendi kendine sorgulamaya yardimci olamayacagi gibi; aksine karsisindaki kisinin kendi degerlerine daha cok sarilmasina ve bu degerlerini savunmasina sebep olur.

Amac eger, kisileri otekilestirmek, distalamak, karsiya almak v.s. degilse; kisinin karsisindakini sorgulamasi yerine, ona kendini sorgulayacak yolun ve yontemin gosterilmesi, sorunlarin onun algilayacagi bir sekilde ortaya konmasi ve en azindan onun kendi aklinda bir acaba uyandirmasina yardimci olmaktir.

Sonucta, sorunlar, rahatsizlik ve zarar gormek; ancak algilanirsa anlam kazanir. O yuzden bir kisinin olan bir sorununu ona gosterebilmek ve onun algilamasini saglayacak sekilde yardimci olabilmek, olmasi ve yapilmasi gerekendir.

Iste bunun icinde, kisinin her turlu duzeyinin (bilgi, birikim, bilinc, farkindalik, hosgoru, anlayis, saygi, sabir v.s.) ust duzeyde olmasi ve sorun olarak algilanan konunun, sorununu algilanabilecek bir sekilde ortaya koymasi gerekir.

Baska turlu, kimsenin sorunu kendi kendine gormesi ve algilamasi mumkun degildir. Ustelik onun sorununu sorgulamak, kisiyi tamamen sorununu algilamaya degil, savunmaya iter.

Oyuzden sorgulamak ile, yani kisiyi kendi dogrularinla degerlendirmek ile, sorgulatmak, yani kisiyi kendi sorunlarini kendisinin algilamasina yardimci olmak; her yonuyle farkli zihniyet ve yanasim icerir.

Sorgulamak, kisinin kendi degerlerini kendisinin kendi iradesi ilesorgulamasidir. Iste bu temeldeki sorgulatmak, kendini sorgulama duzeyine erismis bir bireyin baskalarinin dile getirdikleriyle kendini sorgulamasi anlamini da tasir.

Yani, kendini sorgulama bilincine ermis bir birey, baskalarinin da kendini sorgulatmaya yonelttiginin bilinc ve farkindadir
evrensel-insan
evrensel-insan

Mesaj Sayısı : 471
Kayıt tarihi : 25/05/09

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz