ÖZGÜR BEYİN
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.

Bilimin Bilimsel Sinirini Belirleme

Aşağa gitmek

Bilimin Bilimsel Sinirini Belirleme Empty Bilimin Bilimsel Sinirini Belirleme

Mesaj  evrensel-insan Cuma Şub. 12, 2016 11:33 pm

The demarcation problem in the philosophy of science is about how to distinguish between science and nonscience,[1] including between science, pseudoscience, other activities, and beliefs.[2][3] The debate continues after over a century of dialogue among philosophers of science and scientists in various fields, and despite broad agreement on the basics of scientific method.
Bilimin felsefesinde, "demarkasyon, yani sinirini belirleme" sorunu, bilim ile, bilim olmayanin buna bilim ile sozde bilimi, ve digger etkinlikleri ve inanclari da dahil ederek ne oldugunun nasil farkini ortaya koymak sorunudur.

Bu konudaki tartismalar, bir yuzyildan fazladir, bilimin felsefesi ve bilim kisileri arasinda ve bilimsel metodun genis temelinde ortak bir anlasmaya varilsa da cesitli dallarda devam etmektedir.

Falsifiability is the demarcation criterion proposed by Karl Popper as opposed to verificationism:
Dogrulamaya/kanitlamaya karsit olarak yanlislanabilirlik bu sinirin cizilmesinde, K.Popper tarafindan one surulen kriter, kistastir.

Popper instead proposed that science should adopt a methodology based on falsifiability for demarcation, because no number of experiments can ever prove a theory, but a single experiment can contradict one. Popper holds that scientific theories are characterized by falsifiability.
Popper, bilimin adapte olmasi gereken metodun, siniri belirleme de yanlislanabilirlik timeline oturtulmasi gerektigini one surmustur, nedenini de; ne kadar deney yapilirsa yapilsin, bu deneylerin hic bir zaman bir teoriyi ispatlayamayacagini, fakat tek bir deneyimin ise bu teori ile celisebilecegidir.

Popper, bilimsel teorilerin yanlislanabilirlik ile karakterize edildigini savunur.

Ayrica ispat, sadece bilimi dogrular fakat; gelistirmez, degistirmez, ilerletmez ve yenilemez. Bunu ancak yanlislanabilirligin gozlemi saglar.
Bilimin bilimsel sinirlarini belirlerken, en onemli noktalardan biri de, bu belirlemenin yontemsel ve fonksiyonel olmasina dikkat edilmelidir.

Nedensel ve ereksel belirlemeler bilimsel olmayabilir.

Sonucta bilimsellik gozlem ve olgu arasindaki teorik bir bag olarak; bugune kadar hic bir sekilde yanlislanamamis nedenlere ve burden dogan ereklere bagli olmamalidir.

Olgunun teorik deney olarak gecerliligi her seferinde yontemsel ve fonksiyonel gozlem temelli tartismasiz sekilde ortaya konmalidir.

Sonucta bilimi ortaya koyan insanoglu, kendi fonksiyonel ve yontemsel yasam ve iliskisinde nedensellige ve ereksellige yonelebilir.

Boyle bir nedensellik ve ereksellik ister istemez, bilimsel bir belirlemede rol oynar (great design, buyuk tasarim ve ultimate purpose- nedeni ve nihai/en son erek )

Kisacasi insanoglu kendi hic bir soyutunu ve oznelligini katmadan, bilimsel belirtimi tartisma yaratmiyacak sekilde ve herkesi baglayan bir gecerlilik halinde ortaya koymali ve bunu yaparkende, tasarimci bir nedene ve nihai/en son ereke bas vurmamalidir.

Iste bilimi bilimsel olarak gelistiren yenileyen ilerleten de ancak bu kesinliklerin degismezlerin bilimsel olarak one surulmemesi temelindedir.

Aksi bilimi felsefe ile bulamak ve felsefi bilim ortaya koymaktir.

Iste , ancak bu bilimsel gelistiren, yenileyen, ilerleten gozlem/olgu/teori ucleminin gecerliligini yontemsel ve fonksiyonel olarak ve gecmis gecerli verileri ancak bu temelde test edilerek ortaya koyan felsefe, bilimsel felsefedir.
evrensel-insan
evrensel-insan

Mesaj Sayısı : 471
Kayıt tarihi : 25/05/09

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz